12 Aralık 2020 Cumartesi

Siem Reap

Siem Reap, başkent Phnom Penh ile birlikte Kamboçya'nın en popüler iki şehridir. Phnom Penh, başkent ve nüfus olarak daha büyük ama Kamboçya'nın turizm başkenti Siem Reap denilebilir. Siem Reap, Khmer dilinde "Siyam Yenildi" anlamına geliyor. Komşu iki devlet olan Khmer İmparatorluğu (Kamboçya) ile Siyam İmparatorluğu (Tayland) tarihte bir çok kez savaşmışlar. Son savaşı Khmerler kazanıp, işgalci Siyam İmparatorluğu yenilince, şehre bu ismi vermişler. İkiyüzbini aşkın nüfusu ile Kamboçya'nın büyük şehirlerinden birisi ancak şehri önemli yapan Angkor Wat Tapınakları'dır. Şehir merkezinde hiçbir turistik nokta olmamasına rağmen, turist yoğunluğunun tek sebebi de elbette Angkor Wat Tapınakları. 9. yy. ile 15. yy.  hüküm süren Khmer İmparatorluğu döneminde, 12. yy.da yapılan ve 35 yılda tamamlandığı tahmin edilen tapınak kompleksi, yayıldığı alan bakımından da dünyanın en büyük tapınaklarındandır. Kamboçya bayrağında tapınağın resminin bulunması ise tapınakla duydukları gururun ispatı gibidir.
Angkor Wat ise Khmer dilinde "Tapınak Şehir" anlamına gelmektedir. Khmer Kralı Suryavarman II döneminde yapımına başlanıyor. Tapınak Hinduizm etkisi ile inşa edilmeye başlanıyor, daha sonra Budizmin krallığın resmi dini olması ile mimarisinde Budizm ögelerini de barındırmaya başlıyor. İnşa edildiği dönemde dünyanın en kalabalık şehri olduğu tahmin ediliyor.
Tapınaklar, 1992 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınıyor. 2001 yılında, Angelina Jolie'nin başrolünü oynadığı, Tomb Raider filmi ile de daha çok tanınıyor ve her yıl turist akınına uğruyor.
Siem Reap'ta ana ulaşım aracı tuktuklardır. Havalimanından şehre ve şehir merkezinden her yere ulaşımda tercihiniz olabilir. Hem keyifli, hem de çok ucuz. Pazarlık yapmak şartı ile şehir içerisinde en uzak noktalara 3-4 $ karşılığı gidebilirsiniz. Tapınaklar kompleksini gezmek için de günlük tuktuk kiralamayı tercih edebilirsiniz. İnternette gördüğümüz bisiklet kiralama önerilerinin yanlış bir tercih olacağını söyleyebiliriz. Tüm enerjinizi tapınakları gezerken harcamanızı öneririz. Hangi tarihte giderseniz gidin yanınızda mutlaka yedek tişört, şapka ve su bulundurmayı unutmayın. Tapınaklara giriş ücretleri, 1 günlük 37 $, 2 günlük 62 $ ve 3 günlük 72 $ (şubat 2018 fiyatları). Aldığınız bilet o gün için geçerlidir, 24 saat hesabı yapmayın. Gün doğumunu ve gün batımını tapınaklarda mutlaka görmeye çalışın, bunun için tuktukla anlaşırken sabah otelden sizi erkenden alacak şekilde anlaşın, böylece hava da kısmen daha az sıcak olacaktır.
Tapınak kompleksini gezmek için ilginize göre bir hafta bile ayırsanız belki doyamazsınız, bizim ise ayırabildiğimiz malesef bir tam gün oldu. Kompleksdeki üç önemli tapınağı gezdik, Angkor Wat, Angkor Thom (Bayon Tapınağı) ve Ta Prohm.
Dünyanın 7 harikasının çok güçlü bir adayını görmek üzere otelimizden sabah ayrılıyoruz. Göreceğimiz tapınakların, Piramitler, Machu Picchu ve Tac Mahal ile aynı kategoride olduğunu bildiğimiz için çok heyecanlıyız. Aracımız büyük bir su havuzunun önündeki yol kenarında durduğunda ise heyecanımız iyice artıyor çünkü gördüğümüz manzara ile Angkor Wat'a geldiğimizi anlıyoruz. Aracımız park alanına giderken biz de tapınağa bizi ulaştıracak köprüye yöneliyoruz.  Köprüden gördüğümüz yapı henüz meğer giriş kapısı imiş. Bundan sonrasında da aslında çok bilgi verebiliriz ama bunu çektiğimiz fotoğraflar yapsın istiyoruz.






Angkor Thom'a (Bayon Tapınağı) giderken çok güzel yeşillik ve suların olduğu yerlerden geçtik, fil safarisi yapanları görünce tur otobüsünde değil tuktukta olsaydık, durup biz de yapardık diye düşündük. Tuktukun önemli bir avantajının da bu olduğunu, sadece size hizmet verdiğini bilmelisiniz. Neyse, otobüsümüzün camından güzellikleri seyrederek Angkor Thom'a ulaşıyoruz. Hani taş yüzlerin olduğu tapınak var ya, işte orası. Onlarca kule ve her kulenin 4 tarafında da, birbirine benzemediğini öğrendiğimiz, 4 insan yüzü. Devamı fotoğraflarda...




Üçüncü olarak Ta Prohm Tapınağı'na geliyoruz. İşte Angelina Jolie'nin rol aldığı Tomb Raider filminin, insanların kendisine hayran olduğu platosu. İlk gördüğümüzde taş ve ağaç bu kadarmı birbirine yakışır dedik sonra acaba daha doğru yorumun, doğa ile insanoğlunun savaşı ve doğanın insanoğlu karşısındaki ezici üstünlüğümü dedik. Kısacası, banyan ağaçlarının insanoğluna isyanını gördük ve bolca fotoğrafladık.   
  



 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme